Doğduğumuz gün… ilk dişimizin çıktığı gün… İlk kelimemizi söylediğimiz, ilk adımlarımızı attığımız, ilk dişimizin düştüğü gün… Kendimizi en güvende hissettiğimiz yer olan evimizden ilk uzaklaşıp okula başladığımız gün… İlk parmak kaldırdığımız gün, öğretmenimizin adımızla ilk seslendiği gün… Düşündüğümde ne kadar özel gün var hayatımda, her günüm aslında ne kadar da özel…
Geçtiğimiz haftalarda, bir ders planı vardı elimde. “100. gün” kutlamalarının yer aldığı bu planı okurken içim heyecanla doldu. Yavaş yavaş okudum aktiviteleri. O heyecanı en az çocuklar kadar hissetmek beni adeta çocukluğuma götürdü.

Başlangıçlar dedim, başlangıçlar ne denli önemli hayatımızda. Oysa o başlangıçları anlamlı kılan biraz da devamındaki süreç değil miydi? Nasıl başlarsam, ne yaşarsam her şey öyle güzelleşmez miydi?
Dişim sağlıklı çıkmasaydı bilebilir miydim yemek yemek ne kadar değerli? Bilebilir miydim ilk adımımı atmasaydım yürümek ne demek?
….

Her Eylül ayında yeniden okula başlıyoruz biz de çocuklar gibi, aynı umutlarla, aynı heyecanla, aynı istekle… 100. okul günü geldiğinde aynı heyecanı yaşıyor olmak, çocuklarımın gözlerinde o heyecanı görmüş olmak, birlikte geçirdiğimiz 100 koca gün adına kutlamalar düzenlemek, onca gün olmasına şaşırmak, doyasıya gülmek, eğlenmek, sarılmak ve arkadaş olmanın, sevmenin saygı duymanın tadını çıkarmak… O gün aktiviteleri yapmaya doyamayan çocuklarımız ve o gün gelecek diye günler öncesinden hazırlanan çocuklarımız… 100 okul gününde seven, saygı duyan, anlayış gösteren, dürüst olan, hoşgörüsünü arkadaşından esirgemeyen çocuklarımız…
En güzel günleriniz, hep böyle özel olsun.
Birlikte nice 100 günlere…

Emel Sözer

Akatlar Açı İlkokulu Gr1 Takım Lideri

Yorum yazabilirsiniz

E-Mail adresiniz yayınlanmayacak.