Bazen çok şaşırıyorum yaptığım işe gerçekten. Üniversite hayatım boyunca bölümünü okusam da hiç aklımda yoktu rehber öğretmen olmak, okulda çalışmak. Bambaşka hedefim bambaşka planlarım vardı hayata dair.

Ama şimdi bakıyorum; ne kadar mutlu olduğuma, ne kadar dinamik olduğuma, işimi ne kadar aşkla yaptığıma. İlk geldiğim anda daha çocuk olan öğrencilerimin şimdilerde büyüyüp yetişkinliğe adım atmaya hazırlanan genç adam ve genç kadınlar olduğuna inanamıyorum. Kinayeyi, espriyi, şakayı ayıramayıp, yaptığım her kelime oyununu açıklamaya ihtiyaç duyarken, şimdilerde sanki karşımda arkadaşlarım varmış gibi konuşabiliyorum hepsiyle. Zaman hızlı akıyor, çok hızlı. Onların gözündeki o ışıltıyı görmek, büyüdüklerine şahit olmak, muhabbet etmek tarifsiz bir duygu benim için. 3 yıl öncesine kadar bahçede ne oyun oynayacaklarını konuşan sevgili öğrencilerim artık kendilerine hedefler koyup, gelecek planları yapıyorlar.

Geçenlerde bir öğrencimle görüşme yaptım, konu bilindik aslında arkadaşlık ilişkileri ve sınıf içi davranışlar. Danışman rolümle görüşmemi yaptım, rehber öğretmeni rolümde ona birkaç tane ipucu verdim, gayet başarılı bir görüşme yaptığımı düşünüyordum ki, sonlandırmaya doğru geldik. Öğrencim odadan çıkıyordu; o an arkasını döndü ve gözlerimin içine bakarak “İyi ki öğretmenim; iyi ki 4 sene önce okulda çalışmayı seçmişsiniz. Bana ne kadar çok emek verdiniz, eminim ki ileride şahane bir anne olacaksınız” dedi. Kalakaldım ve sadece teşekkür edebildim.

Şimdi düşünüyorum da, bu mutluluğu bu hisleri zannederim bana başka bir meslek yaşatamazmış. En doğru yerdeyim, buradayım, öğrencilerimle beraberim. “İyi ki”ler hep hayatımızda olsun, hep bizimle olsun.

 

Nevra Özören
7. sınıf Rehberlik Öğretmeni

Yorum yazabilirsiniz

E-Mail adresiniz yayınlanmayacak.