Suriyeli Sığınmacı Sorunsalına Eğitim Penceresinden Çözüm Arayışı

Türkiye’nin komşu ülkelerinden olan Suriye, Mart 2011 yılından beri içerisinde bulunduğu savaştan dolayı insani anlamda ekonomik, demografik ve kültürel farklılaşmalar yaşanmıştır. Suriye’de yaşayan bireylerden yüksek bir bölümü Lübnan, Türkiye, Ürdün, Irak ve Mısır gibi komşu ülkelerine mülteci, sığınmacı olarak yerleşmeye başlamışlardır.¹ Türkiye’nin bu tarihten itibaren bünyesine sığınmacı almış olması beraberinde hem ülkeyi hem de sığınmacı olarak gelen vatandaşları etkileyen sorunlar zinciri oluşturmaktadır. Bu sorunların belirlenmesi ve çözüm önerilerinde bulunulması günümüz ve gelecek nesiller için yararlı bir yapı oluşturacaktır.

Suriyelilerin Ülkelere Göre Dağılımı

Suriyeli mültecilerin en fazla yerleştikleri ülke olan Türkiye’de 2014 Kasım resmi kayıt verilerine göre 2 Milyon 969 bin 669 Suriyeli barınmaktadır.² Sığınmacı olarak yerleşen bu nüfusun belirtilenden daha fazla olduğu birçok kaynak tarafından açığa çıkartılmakta ve bireylerin kamplar dışarısında da kaçak girdikleri söylenilmektedir. Daha çok çocuk ve kadın mültecilerin nüfusun içinde olduğunu gösteren bu sorunsalın toplumsal, ekonomik, güvenlik ve hizmet açısından incelenmesi mümkündür.

Türkiye’de “geçici koruma statüsü” yani sağlık, eğitim, iş piyasasına erişim, sosyal yardım ve hizmetler, tercümanlık, gümrük işlemleri konusunda haklara sahip sığınmacıların sosyo-ekonomik arka planı incelendiğinde kabaca yoksul, orta sınıf ve varsıllar olarak değerlendirilebilmektedir. Yoksul sınıfa konulabilecek sığınmacıların kayıt dışı çalıştıkları görülürken, eğitim görmüş ve belli bir birikimi olan orta sınıf bireylerin sosyo-ekonomik durumlarını korudukları kayıt altındadır.³ Bazı bireylerin sınır etrafındaki kamplara yerleştirildiği bazılarının ise büyük şehirlerde yer aldığı görülmektedir. Veriler incelendiğinde kamp içerisindeki Suriyeli sığınmacı çocukların eğitim olanaklarının, kamp dışı çocuklara kıyasla daha gelişmiş olduğu görülmektedir.⁴ Sınır çevresi kamplarında bireylerin daha çok imkanlarla destek altında tutulduğu kabul edilmektedir ancak böyle olmasına karşın en fazla mülteci sayısı İstanbul’da bulunmaktadır.⁵

Daha önceden de belirtildiği gibi ülkede yaşanan sığınmacı krizinin sorunları toplumsal, hizmetsel, güvenlik ve ekonomik bağlamda incelenebilmektedir. Kültürlerin her ne kadar paralel olduğu yorumlanabilse de toplumlar arasındaki uyum, kültür, dil ve yaşam tarzı farklılıkları ortaya birçok etnik kutuplaşma problemlerini çıkartmaktadır. Kayıt yaptıramayan, yaptırmış olmasına rağmen de eğitim alamayan birçok sığınmacı çocuk mevcuttur. Bu küçük yaştaki bireylerin yüksek oranda çocuk işçi olarak çalıştırıldıkları bilinmektedir. Ayrıca toplumsal açıdan bakıldığında Türkiye’nin demografik özelliklerinin normları da değişim geçirmekte, nüfusun doğurganlık ile birlikte hızlı artış gösterdiği görünmektedir. Sığınma kampları dışında büyük şehirlere yerleşmeye başlayan Suriyeli mültecilerin kenar mahalleleri tercih etmeleriyle gecekondulaşma ve çarpık kentleşmede artışlar olmaktadır.

Öğrencilik yaşına gelmiş bireylerin eğitim görememesi ve ilerleyen dönemlerde bu eğitimsiz kişilerin Türkiye’de yaşamaya devam etmeleri işlenebilecek olan suçlara ve sosyal sorunlara taban hazırlamaktadır. Bireylerin eğitim görmemesi sebebiyle çalışma yaşına gelince iş bulamamaları ve dolayısıyla “bağımlı nüfus” haline gelmelerine sebep olacaktır. Bu işsizlik sorunu ise ekonomik bakımdan Türkiye’yi olumsuz etkileyebilecektir. Para kazanan nüfusun bir parçası olamama sorunsalı hem ekonomik, hem güvenlik hem de toplumsal açıdan birbirini etkileyen bir zincir oluşturacaktır.

Bu sorunsal ekonomik açıdan incelendiğinde talebin artmasıyla birlikte kiralarda artışın gözlemlenildiği, işsizliğin arttığı, kaçak işçilerin çalıştırılması ile birlikte vergi dağılımında eşitsizlikler ve haksız rekabetlerin olduğu görülmektedir. 2014 yılındaki kaydedilen veriler doğrultusunda Suriyeli sığınmacılar için ülkede ayrılan bütçenin 4.5 Milyon olduğu söylenilebilmektedir. Aynı tarihte yapılan başka bir araştırmada ise Suriyelilerin Türkiye’de istihdam ettiklerinin istatistiklere geçmesinden dolayı işsizlik oranlarında 10,1 değerleri görülmektedir.⁶

Tüm bu sorunlar bağlamında belediye hizmetlerinden toplumun alıştırılmasına, barınmadan sağlık hizmetlerine birçok alanda çözümler üretilmelidir. Gelecek nesiller için de bir merkez taşı olan eğitim en önemli çözüm yollarından biri olarak düşünülmelidir. Toplam mülteci nüfusunun 54% kadar olan çocuk yaştaki bireylere eğitim hakkı verilmesinin yanı sıra göstermelik değil de fiilen bu eğitimin sağlanması gerekmektedir. ⁷Yalnızca Türkiye’ye sığınmacı olarak gelen değil, Türkiye’de bu sığınma süresinde doğan 356 bin 337 “vatansız” çocuğun da bu haklarının sağlanması önemlidir. Kazanılan Türkçe eğitim ile ülkede yaşamaya devam eden bireylerin burada kendilerini geliştirmeleri sağlanacak ve bu sayede ülkeye de artan katsayıda olumlu dönütleri olacaktır. Bu eğitim-öğretim çözümü çerçevesinde önemli olan nokta bu öğrencilerin gelişimini her daim takip etmek ve peşlerini bırakmamaktır. Bunun gerçekleşmesi için de kayıtların düzgün tutulması ve sistemin sorunsuz işlemesi gereklidir. Bu ülkede yaşamaya devam edecek sığınmacıların diğer Türk öğrencilerle kaynaşmaları, benzer değerler paylaşmaları sağlanmalıdır. Bunun elde edilmesi için ise ilk önce bu küçük yaştaki çocuklara dil eğitimi verilmelidir. Bir kültürü paylaşmanın ve iletişimin kuvvetini arttırmanın en etkili yolu dil bilgisidir ve bu sayede de sığınmacı öğrenciler okuma-yazma, ileri tarihler de ise problem çözme becerilerini dil ile düşünme aracılığıyla gerçekleştirilebilecektir. Belki de günümüzün en büyük sorunlarından biri haline gelen etnik ve kültürel problemler dil öğretimi ile birlikte öğrencileri uyumlu hale getirmeyi başaracaktır. İlk adımlarda bazı halk kesimlerinden olumsuz tepkiler almamak için yeni okullar açılmalı bu da desteklerle sağlanmalıdır.

Aynı zamanda küçük yaşta savaş, şiddet ve ölüm gibi katlanması zor olaylara tanık olan sığınmacıların psikolojik destek almaları da ileriki yıllarda hem kişisel hem de toplumsal açıdan önemli bir adım olacaktır. Psikolojik destek rehberlik öğretmenleri ya da psikoloji arka planı olan bireyler tarafından gönüllü olarak sağlanmalı ve bireylerin kişisel gelişimleri hedeflenmelidir.

Eğitim sorununun çözümlenmesi açısından önce dil engelinin kaldırılması için daha ilkokul yaşına gelmemiş iki ila beş yaş arası çocuklarının sayımı yapılmalı ve bu çocukların daha sonra bu dilde öğretim görecekleri için Türkçe ile tanıştırılmaları gerekmektedir. Bu sebeple yalnızca ilkokul, ortaokul müfredatlarının hazırlanması değil ayrıca dil öğrenimi için de bir program hazırlanması gerekmektedir. Bu program gönüllü dil bilimciler, çocukların dil gelişimi ile ilgili yeterli arka plan bilgisine sahip çocuk psikologları ve öğretmenler yer almalıdır. Yabancı dil konusunda Türkiye’de çalışan öğretmenlerden destek alınmalı ve onlara Arapça eğitimi verilerek, sığınmacılara Türkçeyi öğretmeleri gerektiği aşılanmalıdır. Kamplar içi ve dışında çalışma izni olan veya olmayan Suriyeli öğretmenler de bulunmaktadır. Bu öğretmenlerin de eğitilmesi durumunda Türk ve Suriyeli öğretmenlerin beraber sığınmacı öğrencilere katkıda bulunacaklardır. Aşılabilen dil engelinin dil kaynaklı iletişim sorunlarını aza indirgeyeceği ve gelecek kaygısını ortadan kaldırabileceği yorumlanabilmektedir.

Dil engeli azaltıldıktan sonra normal müfredatla benzerlik gösteren müfredatlar oluşturulmalıdır. Bu konuda kamp içi ve dışında yer alan Suriyeli eğitmen ve öğretmenlerin araştırılıp bulunması gerekmektedir, bu sayede iki dil arasında bir köprü sağlayan bireylere ulaşılacaktır. Kamp içlerinde Suriye müfredatı uygulanırken kamp dışı devlet okullarında Türk müfredatı mevcuttur, bu sebeple öğrencilerin kendi yakın oldukları Suriye müfredatına bağlı kalmak isteyecekleri görülmektedir. Ancak, normal devlet okullarında da öğretim görme hakkına sahip olan sığınmacılar kaynaşmayı kolaylaştırmak için okul öncesi ve ilkokuldan devlet okullarına girdikleri taktirde uzun vadede çok daha kalıcı ve geliştirici bir eğitim sağlanacaktır.

Atılması gereken bir başka adım ise materyaller ve alt yapı ile ilgilidir. Eğitimdeki materyal eksikliği, ulaşım gibi sorunların MEB, UNICEF gibi kurumların beraberliği aracılığıyla çözülmeye çalışılması gerekmektedir. Gerekli öğretim materyalleri ve ulaşım sorunun denetlenmesi, Dünya’da benzer sorunlar yaşanan ülkelerdeki çözüm yolları incelenmelidir. Bu sayede sistemin güçlendiği ve az sorunla işlediği görülecektir.

 

Sorunun Başka Bir Alana Aktarılması

Ülkedeki Suriyeli sığınmacı sorunun 20 sene ardından yalnızca akademik eğitim alanında değil ancak sanatta ve özellikle müzik önemli gelişmeler olduğu görülmektedir. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı önderliğinde savaş yüzünden müzikle tanışması güç hale gelen sığınmacılara içinde bulunabilecekleri bir müzik programı uygulanmıştır. Konservatuvar İstanbul’da olduğu için bu proje ilk önce bu merkezde geliştirilmiştir. İstanbul’un 36 Belediye’sinde de seçili okullarla iletişim halinde kalan konservatuar, müzik ve kulak testleriyle müziğe yatkın olan bireyleri bünyesine alarak onları müzik ile tanıştırmıştır. Sığınmacı olarak Türkiye’ye yerleşen Suriyeli müzisyenlerin de bu projeye dahil edilmesiyle öğrencilerin müziğe ısınmalarında yardımcı olunmuştur. Aynı zamanda psikolojik destek çalışmalarıyla paralel ilerleyen bu atölyeler sonunda bir senfoni orkestrası kurulmuştur. İçerisinde yalnızca sığınmacı çocukların yer almadığı bu orkestrada Türk arkadaşları da bulunmaktadır. Orkestranın 2037 yılında verdiği konserden gelen kazançlar o dönemde benzer sıkıntı çeken diğer sığınmacı vatandaşlara destek amaçlı kullanılmaktadır.

 

Sonuç

Sonuç olarak günümüz Türkiye’sindeki en önemli sosyal, ekonomik ve kültürel sorunsallardan biri olan Suriyeli sığınmacılar sorunu hem Türkiye’deki vatandaşların hayatını, hem de beklenildiği gibi sığınmacıların hayatını olumsuz yönlerden etkilemiştir ve etkilemeyi sürdürmektedir. Kültürel anlamda Türkiye ve Suriye vatandaşları arasındaki uzaklık etnik kızışmalara ve uzaklaşmalara sebep olurken artan işsizlik problemleri, çocuk işçiliği, ekonomik ve sosyal sorunları beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada ise sığınmacıların eğitim problemi üzerinde durularak çözüm arayışlarında bulunulmuştur. Çözülemeyen eğitim problemlerinin uzun vadede ülkedeki güvenliği, ekonomik dengeyi ve barışı tehdit edeceğine ışık tutulmuştur. Bu sebeple dil eğitiminden başlayan öğreniminin öneminin, materyaller ve müfredat konusunda da devam ettiği görülmüştür. Projenin 2037 yılında müzik alanına da aktarıldığından bahsedilmiştir. Müziğe kulaklarının yatkın olan bireylerin Devlet Konservatuvar’ı aracılığıyla seçilmesinin ardından sığınmacılar tarafından oluşturulan orkestradan bahsedilmiştir.

Armağan Birsel

Açı Lisesi 12. Sınıf Öğrencisi


¹Boyraz, Zeki. “TÜRKİYE’DE GÖÇMEN SORUNUNA ÖRNEK SURİYELİ MÜLTECİLER.” Http://Dieweltdertuerken.org, 2015, dieweltdertuerken.org/index.php/ZfWT/article/view/730/730.

²10153309730962208. “türkiye’deki suriyelilerin statüsü – 140journos.” 140journos, 140journos, 20 June 2017, 140journos.com/turkiyedeki-suriyelilerin-statusu-5f8f727fd732.

³Gaziantep_teki_Siginmaci_Kadinlara_ve_Ailelerine_Yonelik_Sosyal_Uyum_Arastirma_Raporu. KADEM & Hasan Kalyoncu Üniversitesi, kadem.org.tr/wp-content/uploads/2017/10/Gaziantep_teki_Siginmaci_Kadinlara_ve_Ailelerine_Yonelik_Sosyal_Uyum_Arastirma_Raporu.pdf.

⁴EMIN, MÜBERRA NUR. TÜRKiYE’DEKi SURiYELi ÇOCUKLARIN EĞiTiMi TEMEL EĞITIM POLITIKALARI. SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’, Feb. 2016, file.setav.org/Files/Pdf/20160309195808_turkiyedeki-suriyeli-cocuklarin-egitimi-pdf.pdf.

⁵EMIN, MÜBERRA NUR. TÜRKiYE’DEKi SURiYELi ÇOCUKLARIN EĞiTiMi TEMEL EĞITIM POLITIKALARI. SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’, Feb. 2016, file.setav.org/Files/Pdf/20160309195808_turkiyedeki-suriyeli-cocuklarin-egitimi-pdf.pdf.

⁶“SURİYELİ SIĞINMACILARIN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ.” Tesev, ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ, Jan. 2015, tesev.org.tr/wp-content/uploads/2015/11/Suriyeli_Siginmacilarin_Turkiyeye_Etkileri.pdf.

⁷“Türkiye’deki Suriyeli Çocuklar.” Unicef, Oct. 2015, www.unicef.org.tr/files/bilgimerkezi/doc/Türkiyedeki%20Suriyeli%20Çocuklar_Bilgi%20Notu%20Ekim%202015.pdf.

⁸10153309730962208. “türkiye’deki suriyelilerin statüsü – 140journos.” 140journos, 140journos, 20 June 2017, 140journos.com/turkiyedeki-suriyelilerin-statusu-5f8f727fd732.


 

Kaynakça
“SURİYELİ SIĞINMACILARIN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ.” Tesev, ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ, Jan. 2015, tesev.org.tr/wp-content/uploads/2015/11/Suriyeli_Siginmacilarin_Turkiyeye_Etkileri.pdf.

Boyraz, Zeki. “TÜRKİYE’DE GÖÇMEN SORUNUNA ÖRNEK SURİYELİ MÜLTECİLER.” Http://Dieweltdertuerken.org, 2015, dieweltdertuerken.org/index.php/ZfWT/article/view/730/730.

10153309730962208. “türkiye’deki suriyelilerin statüsü – 140journos.” 140journos, 140journos, 20 June 2017, 140journos.com/turkiyedeki-suriyelilerin-statusu-5f8f727fd732.

Harunoğulları, Muazzez. “Suriyeli_siginmaci_cocuk isciler ve sorunlari Kilis ornegi.” Https://Www.researchgate.net, May 2016, www.researchgate.net/publication/314005961_Suriyeli_siginmaci_cocuk_isciler_ve_sorunlari_Kilis_ornegi.

“Türkiye’deki Suriyeli Çocuklar.” Unicef, Oct. 2015, www.unicef.org.tr/files/bilgimerkezi/doc/Türkiyedeki%20Suriyeli%20Çocuklar_Bilgi%20Notu%20Ekim%202015.pdf.

Gaziantep_teki_Siginmaci_Kadinlara_ve_Ailelerine_Yonelik_Sosyal_Uyum_Arastirma_Raporu. KADEM & Hasan Kalyoncu Üniversitesi, kadem.org.tr/wp-content/uploads/2017/10/Gaziantep_teki_Siginmaci_Kadinlara_ve_Ailelerine_Yonelik_Sosyal_Uyum_Arastirma_Raporu.pdf.

Uzun, Aytül. Günümüzün Sosyal ve Ekonomik Sorunu Olan Suriyelilerin Mülteci ve Ekonomi Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi. Ankara Barosu Dergisi, Jan. 2015, www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2015-1/03.pdf.

Ay, Selen. “Dünyada ve Türkiye’de Mülteciler.” Tusev.org, UNHCR, www.tusev.org.tr/usrfiles/files/Selen_Elif_Ay_Suriyeli_Multecilerin_Durumu.pdf.

KAYPAK, Şafak, and Muzaffer Bimay. “ Suriye Savaşı Nedeniyle Yaşanan Göçün Ekonomik ve Sosyo- Kültürel Etkileri: Batman Örneği.” Http://Www.yasambilimleridergisi.com, Yaşam Bilimleri Dergisi; , 2016, www.yasambilimleridergisi.com/makale/pdf/1450366818.pdf.

EMIN, MÜBERRA NUR. TÜRKiYE’DEKi SURiYELi ÇOCUKLARIN EĞiTiMi TEMEL EĞITIM POLITIKALARI. SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’, Feb. 2016, file.setav.org/Files/Pdf/20160309195808_turkiyedeki-suriyeli-cocuklarin-egitimi-pdf.pdf.

Tablo Görseli Kaynağı:

Gaziantep_teki_Siginmaci_Kadinlara_ve_Ailelerine_Yonelik_Sosyal_Uyum_Arastirma_Raporu. KADEM & Hasan Kalyoncu Üniversitesi, kadem.org.tr/wp-content/uploads/2017/10/Gaziantep_teki_Siginmaci_Kadinlara_ve_Ailelerine_Yonelik_Sosyal_Uyum_Arastirma_Raporu.pdf.

Yorum yazabilirsiniz

E-Mail adresiniz yayınlanmayacak.